T.C. TARIM VE ORMAN BAKANLIĞI

TARIM REFORMU GENEL MÜDÜRLÜĞÜ

İSTATİSTİK BÜLTENİ

İklim, Fenolojik Durum ve Sulama İzleme İstatistikleri, Haziran,2026

Yayımlanma Tarihi/Saat:
28 Temmuz 2026 / 10:00
Sonraki Bülten Tarihi:
25 Ağustos 2026
Sayı: 073
İklim

2026 yılı haziran ayı sıcaklığı 22.3 °C olarak gerçekleşmiş ve bu değer 1991-2020 normallerinin 0.5 °C üzerinde gerçekleşmiştir.

Haziran ayında en düşük sıcaklık -1.4 ºC ile Ardahan'da, en yüksek sıcaklık ise 43.5 °C ile Cizre’de tespit edilmiştir.

2026 yılı Haziran ayında Türkiye genelinde sıcaklıklar; Antakya civarında mevsim normallerinin altında; Edirne, Çorlu, Tekirdağ, Sarıyer, Kumköy, Kadıköy, Kocaeli, Sakarya, Gökçeada, Çanakkale, Bursa, Yalova, Balıkesir, Uzunköprü, İpsala, Florya, Geyve, Gönen, Ege Bölgesi’nin Kıyı Kesimleri, Dursunbey, Tavşanlı, Burhaniye, Bergama, Nazilli, Isparta, Fethiye, Alanya, Anamur, Mersin, Kaş, Eğirdir, Manavgat, Kale-Demre, Samandağ, Eskişehir Akçakoca, Bartın, Zonguldak, Sinop, Samsun, Bolu, Düzce, Boyabat, Nallıhan, Gaziantep, Adıyaman, Mardin, Şırnak, Kahta çevrelerinde mevsim normallerinin üzerinde gerçekleşirken; yurdumuzun diğer kesimlerinde mevsim normalleri civarında gerçekleşmiştir.

Sıcaklık ve Yağış, Haziran 2026

 
Haziran
Normalleri
(1991-2020)
Haziran 2025
Haziran 2026
Ortalama Sıcaklık (°C) 21.8 23 22.3
Ortalama Yağış (mm) 33.6 12.5 23.7

Türkiye genelinde 2026 yılı Haziran ayında ortalama 23.7 mm yağış kaydedilmiştir. Haziran ayı normali 33.6 mm (1991-2020) ve geçen yıl haziran ayı yağışı 12.5 mm’dir. Haziran ayı yağışında normaline göre %30 azalma, geçen yıl haziran ayı yağışına göre ise %90 artma meydana gelmiştir. Türkiye geneli haziran ayı yağışları son 13 yılın en düşük haziran ayı yağışı olarak kaydedilmiştir.

Yağışlar Aydın, Muğla, Manisa, Uşak, Denizli, Burdur, Isparta, Afyonkarahisar’ın güneybatı kesimleriyle Antalya’nın kuzeybatı kesimlerinde normallerine göre %80’den fazla artarken, Marmara ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinin büyük bölümü ile Kuzey Ege, Bartın, Sinop, Kastamonu, Samsun, Mersin, Hatay ve Kaş çevrelerinde %80’den fazla azalma göstermiştir.

Bölge genelinde haziran ayı yağışları Akdeniz Bölgesi hariç tüm bölgelerde normallerinin altında gerçekleşirken, tüm bölgelerde yağışlar geçen yıl yağışlarının üzerinde kaydedilmiştir.

İl geneli yağışlarda en fazla yağış 121.1 mm ile Rize’de gerçekleşmiş, Mardin 0.3 mm ile en az yağış alan il olmuştur. Normaline göre en fazla artma %30 ile Muğla’da, en fazla azalma ise %95 ile Mardin’de gerçekleşmiştir. Bartın’da son 23, Mardin’de son 20 ve Giresun’da son 13 yılın en düşük haziran ayı yağışı kaydedilmiştir.

Türkiye genelinde haziran ayında ortalama 4.8 gün yağış görülmüştür (1991-2020 normali 6.5 gün). Yağışlı gün sayıları Trabzon, Rize, Artvin, Bayburt, Erzurum, Ardahan, Kars, Iğdır ve Ağrı çevrelerinde 15-20 gün aralığında gerçekleşmiş, Güneydoğu Anadolu Bölgesi ile Balıkesir, Manisa, İzmir çevrelerinde yer yer 1 güne kadar inmiştir.

1 Ekim 2025-30 Haziran 2026 dönemini kapsayan 9 aylık 2026 su yılı yağışları normalinin ve geçen yıl yağışının üzerinde gerçekleşmiştir. 2026 su yılında yurdumuzda ortalama 674.6 mm yağış kaydedilmiştir. Su yılı normali 518.0 mm (1991-2020) ve geçen yıl su yılı yağışı ise 383.6 mm’dir. Yağışlar normalinin %30, geçen yıl yağışlarının %76 üzerinde gerçekleşmiş ve su yılı yağışları 9 aylık dönemde son 66 yılın en yüksek seviyesine ulaşmıştır.

Bölge geneli su yılı yağışları tüm bölgelerde normalleri ve geçen yıl yağışlarının üzerinde gerçekleşirken, en fazla artma %47 ile Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde meydana gelmiştir. Su yılı 9 aylık kümülatif yağışlarda Akdeniz Bölgesi’nde 66, Doğu Anadolu Bölgesi’nde 38, İç Anadolu Bölgesi’nde 15, Ege Bölgesi’nde 11, Karadeniz Bölghesi’nde son 10 yılın en yüksek yağış seviyesi görülmüştür.

İl geneli yağışlarda en fazla yağış 1271.9 mm ile Rize’de, en az yağış 335.5 mm ile Iğdır’da gerçekleşmiştir. Su yılı yağışlarında Ardahan ve Bursa normalleri civarında, Sinop ve Tekirdağ normallerinin altında, diğer iller normallerinin üzerinde yağış alırken; Adana, Düzce, Hatay, Isparta, İzmir, Kahramanmaraş, Ordu, Osmaniye, Tokat, Manisa, Niğde, Giresun’da 66, Bingöl, Bitlis, Kayseri, Sivas, Tunceli’de 38, Van’da 32, Gaziantep’te son 30 yılın en yüksek yağış seviyesi kaydedilmiştir.

Fenolojik Durum

2026 yılı Haziran ayı itibarıyla Türkiye genelinde meteorolojik ve tarımsal koşullar olumlu ve dengeli bir seyir izlemektedir. Yağışların belirgin şekilde artmasıyla ülke genelinde “nemli dönem” başlamış, bu durum toprak nemini artırarak bitki gelişimini desteklemiştir. Haziran 2026’da yağışlar normallerine göre %30, geçen yılın aynı dönemine göre ise %76 artış göstermiştir. Sulama amaçlı baraj doluluk oranlarının %79,1 seviyesine ulaşması, su kaynakları açısından da önceki yıla göre daha güçlü bir tabloya işaret etmektedir. Bölge bazında incelendiğinde;

  • Marmara Bölgesi genelinde hububat sezonu, büyük ölçüde hasat olgunluğu ve hasat dönemi aşamasına ulaşmış durumdadır. Bölgenin genelinde yağışların çoğu noktada yeterli seviyede olması sayesinde tarımsal kuraklık riski bulunmamaktadır; yalnızca Tekirdağ gibi bazı sınırlı alanlarda mevsim normallerinin altında yağış kaydedilmesine rağmen verim beklentileri korunmaktadır. Bitki gelişimi genel olarak iyi seyretmiş, bazı taban arazilerde aşırı nem kaynaklı lokal sorunlar veya düzensiz yağış kaynaklı su birikmeleri yaşansa da, bu durum üretim sürecini bütünüyle olumsuz etkilememiştir. Yerel düzeyde kök boğazı çürüklüğü, süne, tarla faresi ve pas hastalığı gibi zararlı/hastalık baskıları rapor edilse de, bölge genelinde hasat faaliyetleri başarılı bir şekilde yürütülmektedir. Mevcut koşullar altında, lokal kayıplara rağmen Marmara Bölgesi'nde rekoltenin beklentileri karşılayacak seviyelerde gerçekleşeceği değerlendirilmektedir.
  • Ege Bölgesi genelinde hububat sezonu büyük oranda hasat aşamasına ulaşmış olup, birçok ilde hasat faaliyetleri tamamlanmıştır. Bölge genelinde yağışlar mevsim normalleri civarında veya üzerinde gerçekleştiği için tarımsal kuraklık riski bulunmamaktadır. Bitki gelişimi genel olarak sağlıklı seyretmekle birlikte, lokal düzeyde iklimsel olumsuzluklar gözlemlenmiştir; özellikle dolu yağışı kaynaklı alan zararları ve aşırı yağışlara bağlı su birikmeleri sonucu yer yer gelişim geriliği ve mantari/bakteriyel hastalıklar rapor edilmiştir. Genel olarak bölge, tarımsal faaliyetlerin planlandığı şekilde ilerlediği ve iklimsel koşulların genel verim beklentisini ciddi oranda tehdit etmediği, olumlu bir hasat dönemi geçirmektedir.
  • Akdeniz Bölgesi genelinde hububat sezonu büyük oranda hasat aşamasına ulaşmış olup, alçak kesimlerde hasat faaliyetleri büyük ölçüde tamamlanmıştır; sadece yüksek kesimlerde süreç devam etmektedir. Bölge genelinde yağışların mevsim normallerinde veya üzerinde gerçekleşmesi sayesinde herhangi bir tarımsal kuraklık riski bulunmamaktadır. Bitki gelişimi genel olarak sağlıklı ilerlemiş olsa da, bazı bölgelerde aşırı yağış kaynaklı drenaj sorunları ve buna bağlı lokal gelişim gerilikleri ile yatma vakaları gözlemlenmiştir. Bunun dışında, yüksek kesimlerde uygun iklim koşulları dane dolgunluğunu olumlu yönde desteklemiş; bölge genelinde hastalık ve zararlı baskısının düşük seyrettiği, tarımsal faaliyetlerin büyük ölçüde sorunsuz tamamlandığı bir üretim süreci yaşanmaktadır.
  • İç Anadolu Bölgesi genelinde hububat sezonu büyük oranda olgunlaşma ve hasat evresine ulaşmıştır. Bölge genelinde yağışlar çoğu ilde yeterli seviyede seyretmiş ve bitki gelişimini olumlu etkilemiş olsa da, Karaman ilinde kuraklık riski dikkat çekmektedir. Haziran ayı içerisinde bazı illerde (Aksaray, Ankara, Kayseri, Niğde, Sivas, Yozgat) yaşanan lokal dolu, sel ve aşırı yağış gibi iklimsel afetler, sınırlı alanlarda ürün zararına ve bölgesel verim kayıplarına yol açmıştır. Ayrıca, nemli alanlarda yer yer pas hastalığı, septorya ve kök çürüklüğü gibi mantari hastalıklar rapor edilmiş; ancak bu durumlar üreticilerin müdahalesi ve genel olarak sağlıklı seyreden gelişim süreci sayesinde büyük bir salgın riski oluşturmamıştır. Genel itibarıyla bölge, lokal iklimsel aksaklıklara rağmen tarımsal faaliyetlerin büyük ölçüde planlandığı gibi ilerlediği, verim beklentilerinin genel olarak korunduğu bir hasat dönemi geçirmektedir.
  • Karadeniz Bölgesi genelinde hububat sezonu, yükselti ve yerel mikroklimaların etkisiyle başaklanma evresinden hasat başlangıcına kadar geniş bir gelişim evresinde seyretmektedir. Bölge genelinde yağışlar büyük ölçüde yeterli seviyede gerçekleşmiş olup, tarımsal kuraklık riski bulunmamaktadır; yalnızca Karabük gibi bazı lokal alanlarda yağışların mevsim normallerinin altında kalması toprak neminde azalmaya neden olmuştur. Bölgenin karakteristik bitki desenine bağlı olarak, hububatın yanı sıra çay, fındık, kivi ve mısır gibi ürünlerde de mevsimsel gelişim süreci normal seyrinde devam etmektedir. Bitki sağlığı açısından genel tablo olumlu olmakla birlikte; bazı bölgelerde aşırı yağışlara bağlı mantari hastalıklar (külleme, antraknoz, pas), zararlı etkileri (kokarca, galeri sineği, cüce ağustos böceği) ve yerel dolu yağışlarının yarattığı başak kırılmaları gibi sınırlı tarımsal sorunlar rapor edilmiştir. Genel itibarıyla bölge, iklimsel koşulların tarımsal faaliyetleri desteklediği, lokal aksaklıklara rağmen üretimin planlandığı gibi ilerlediği bir dönem geçirmektedir.
  • Doğu Anadolu Bölgesi'nde nde hububat sezonu, rakım ve ekim zamanı farklılıklarına bağlı olarak başaklanma ve sapa kalkma evrelerinden, sarı olum ve hasat olgunluğuna kadar geniş bir gelişim yelpazesinde seyretmektedir. Bölge genelinde Haziran ayı yağışları büyük ölçüde mevsim normallerinde veya üzerinde gerçekleştiği için tarımsal kuraklık riski bulunmamaktadır. Bitki gelişimi genel olarak iyi durumda olsa da, bazı illerde ilkbahar dönemindeki olumsuz hava koşulları ve aşırı yağışların tetiklediği kök çürüklüğü, sarı pas ve septorya gibi mantari hastalıklar ile yabancı ot yoğunluğu, lokal bazda verim kayıplarına yol açmıştır. Bazı bölgelerde dolu yağışları gibi iklimsel afetler sınırlı alanlarda etkili olmuşsa da, bölge genelinde hastalık ve zararlı baskısının düşük seyrettiği, tarımsal faaliyetlerin büyük oranda planlanan takvime uygun ilerlediği bir üretim süreci yaşanmaktadır.
  • Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde 'nde hububat ürünleri genel olarak süt olum, dane dolumu, olgunlaşma ve hasat başlangıcı dönemlerinde bulunmaktadır. Bölge genelinde yağışlar mevsim normallerinde veya üzerinde gerçekleşmiş olup yaygın bir kuraklık riski bulunmamaktadır. Bölge genelinde sıcaklık ve yağış koşulları tarımsal üretimi destekleyici düzeydedir. Adıyaman'da mevsim normallerinin üzerindeki yağışlar nedeniyle sararma, yaprak yanıklığı, pas hastalığı ve kök çürüklüğü gibi mantari hastalıklar görülmüş; bazı bölgelerde dolu zararı meydana gelmiştir. Diyarbakır'da yer yer etkili olan aşırı yağışlar bitki gelişimini olumsuz etkilemiş, bazı alanlarda verim kaybı beklentisi oluşmuştur. Pas hastalığına karşı mücadele çalışmaları yürütülmektedir. Mardin'de bazı bölgelerde yüksek yağışlara bağlı olarak hastalık ve zararlı problemleri görülmüştür. Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde 2025 üretim sezonu genel olarak olumlu ilerlemektedir. Kuraklık tehdidi önemli ölçüde görülmemekle birlikte, özellikle aşırı yağışların neden olduğu mantari hastalıklar, kök çürüklüğü, pas hastalıkları ve yerel dolu zararları bazı alanlarda verim kayıplarına yol açabilecek başlıca riskler olarak öne çıkmaktadır. Bölge genelinde tarımsal üretimi sınırlayan temel unsur kuraklık değil, yer yer görülen aşırı yağış ve buna bağlı bitki sağlığı sorunlarıdır.

Türkiye geneli değerlendirildiğinde;

2026 yılı Haziran ayında Türkiye genelinde meteorolojik ve tarımsal koşullar olumlu ve dengeli bir seyir izlemiştir. Haziran ayı sıcaklıkları 1991-2020 normallerinin 0.5 °C üzerinde gerçekleşerek son 55 yılın en sıcak 11. Haziran ayı olarak kayıtlara geçmiştir.

Türkiye genelinde tarımsal faaliyetler büyük ölçüde sağlıklı ilerlemektedir. Yağışların belirgin şekilde artmasıyla ülke genelinde "nemli dönem" başlamış, bu durum toprak nemini artırarak bitki gelişimini desteklemiştir. Haziran ayı yağışları geçen yılın aynı dönemine göre %90 artış göstermiştir. Hububat başta olmak üzere tarla bitkilerinde gelişim tüm bölgelerde genel olarak normal ve sağlıklı seyretmekte olup, bitkiler çoğunlukla başaklanma, süt olum ve olgunlaşma dönemlerinde, bazı bölgelerde ise hasat sürecindedir. Marmara, Ege, Akdeniz, İç Anadolu, Karadeniz, Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde ürün gelişimi genel olarak olumlu olup, yüksek verim potansiyeli korunmaktadır. Özellikle son aylarda artan yağışlar, sezon başında görülen kuraklık etkilerini büyük ölçüde ortadan kaldırmıştır. Su yılı (Ekim-Haziran) verilerine göre Türkiye genelinde yağışlar hem normalin hem de geçen yılın oldukça üzerinde gerçekleşmiş ve son 66 yılın en yüksek seviyelerine ulaşmıştır. Bu durum "nemli ve verimli" bir döneme işaret etmektedir. Sulama amaçlı baraj doluluk oranları 1 Temmuz 2026 itibarıyla %79,1 seviyesine ulaşmış, su rezervleri açısından geçen yıla göre oldukça güçlü bir tablo oluşmuştur. Fenolojik olarak tüm bölgelerde hububat gelişimi genel olarak normal ve sağlıklıdır. Mevcut iklim ve toprak nemi koşulları, üretim açısından yüksek verim potansiyeline işaret etmektedir. Mevcut meteorolojik koşulların devam etmesi halinde ülke genelinde hububat ve diğer tarımsal ürünlerde verim ve üretim miktarlarının beklentileri karşılayacağı tahmin edilmektedir.

2025-2026 tarım sezonunda Haziran ayı itibarıyla Türkiye genelinde tarımsal üretim açısından olumlu, dengeli ve verim potansiyeli yüksek bir dönem yaşanmakta; yaygın bir kuraklık riski bulunmamaktadır.

İletişim:

0312 258 81 32

istatistikbulten@tarimorman.gov.tr

Tarım Reformu Genel Müdürlüğü

Metaveri

Verinin Tanımı: 02/02/2022 tarih 2022/5140 Sayılı Cumhurbaşkanlığı Karar’ı ve 23.07.2022 tarih 31901 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan “Tarımsal Kuraklık Yönetiminin Görevleri, Çalışma Usul Ve Esasları Hakkında Yönetmelik” kapsamında “2023-2027 Türkiye Tarımsal Kuraklıkla Mücadele Stratejisi ve Eylem Planı” hazırlanarak yürürlüğe konulmuştur.
Hazırlanan Eylem Planı çerçevesinde; “Tarımsal Kuraklık” izlenmekte, tedbir ve önceliklere ilişkin sorumlu kurum ve kuruluşların çalışmaları düzenli olarak raporlanmaktadır.

Kapsam: Türkiye

Düzeyi: İl

İçeriği: İklim verileri (sıcaklık ve yağış), İl Fenolojik Gözlem Raporları ve havzalara göre baraj doluluk oranları (aktif doluluk oranı ve hacim).

Yöntem: Her ay düzenli olarak ilgili yönetmelik ile belirlenen kurum temsilcilerinin katılımı ile yapılan toplantılarda, kurum ve kuruluşlardan (Meteoroloji Genel Müdürlüğü, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü ile İl Müdürlüklerimiz tarafından gönderilen Fenolojik Gözlem Raporları) sağlanan veriler değerlendirilerek rapor oluşturulmaktadır.

Veri Güncelleme Sıklığı: Aylık