T.C. TARIM VE ORMAN BAKANLIĞI
TARIM REFORMU GENEL MÜDÜRLÜĞÜ
İSTATİSTİK BÜLTENİ
İklim, Fenolojik Durum ve Sulama İzleme İstatistikleri, Nisan-2026
22 Mayıs 2026 / 10:00
Sonraki Bülten Tarihi:
23 Haziran 2026
Sayı: 062
İklim
2026 yılı Nisan ayı ortalama sıcaklığı 11.7 °C olarak gerçekleşmiş ve bu değer 1991-2020 normalleri Nisan ayı ortalamasının 0.6 °C altında gerçekleşmiştir.
Nisan ayında en düşük sıcaklık -11.4 ºC ile Erzurum’da, en yüksek sıcaklık ise 31.9 °C ile Kozan’da tespit edilmiştir.
2026 yılı Nisan ayında Türkiye genelinde sıcaklıklar; Antakya, Palu, Ergani, Siirt, Mardin, Batman, Şırnak, Çermik, Viranşehir, Cizre, Ceylanpınar, Zara, Artvin, Merzifon, Amasya, Bayburt, İspir, Oltu, Zile, Şebinkarahisar ve Bandırma çevrelerinde mevsim normallerinin altında; Kale (Demre) ve Çeşme çevrelerinde mevsim normallerinin üzerinde; yurdumuzun diğer kesimlerinde mevsim normalleri civarında gerçekleşmiştir.
Sıcaklık ve Yağış, Nisan 2026
| Nisan Normalleri (1991-2020) | Nisan 2025 | Nisan 2026 | |
|---|---|---|---|
| Ortalama Sıcaklık (°C) | 12.3 | 12.1 | 11.7 |
| Ortalama Yağış (mm) | 57.5 | 72.7 | 86.5 |
2026 yılı Nisan ayında Türkiye genelinde ortalama 86.5 mm yağış kaydedilmiştir. Nisan ayı normali 57.5 mm (1991-2020) ve geçen yıl nisan ayı yağışı 72.7 mm ’dir. Nisan ayı yağışında normaline göre %50, geçen yıl nisan ayı yağışına göre ise %19’den fazla artış gerçekleşmiştir.
Yağışlar İstanbul, Kocaeli, Yalova, Bursa, Iğdır ve Ağrı çevrelerinde normallerine göre %20’nin üzerinde azalma, Çanakkale, Balıkesir, İzmir ve Aydın’ın batısı, Muğla, Burdur, Isparta, Denizli, Antalya, Mersin, Karaman, Osmaniye, Kahramanmaraş, Gaziantep, Kilis, Adıyaman, Diyarbakır, Batman, Mardin, Şırnak, Siirt, Bitlis, Van, Hakkâri, Tokat, Rize ve Artvin çevreleri ile Hatay’ın güney kesimlerinde normallerine göre %100’den fazla artma göstermiştir.
Bölge geneli nisan ayı yağışları, tüm bölgelerde normalleri üzerinde gerçekleşirken, Güneydoğu Anadolu Bölgesi en fazla yağış kaydedilen bölge olmuştur. Akdeniz Bölgesi’nde 24, İç Anadolu Bölgesi’nde ise son 23 yılın en yüksek nisan ayı yağışı kaydedilmiştir.
İl geneli yağışlarda en fazla yağış 229.3 mm ile Siirt’te gerçekleşmiş, İstanbul 39.1 mm ile en az yağış alan il olmuştur. Normaline göre en fazla azalma ise %24 ile Yalova’da meydana gelmiştir. Nisan ayı yağışı Antalya, Osmaniye, Rize, ve Siirt’te 66, Kilis ve Muğla’da 29, Karaman ve Mersin’de 24, Konya’da 21, Bitlis’te 19, Kırşehir’de son 17 yılın en yüksek seviyesine ulaşmıştır.
Türkiye genelinde nisan ayında ortalama 13.1 gün yağış görülmüştür (1991-2020 normali 10.8 gün). Yağışlı gün sayıları Ordu, Giresun, Trabzon, Rize, Artvin, Diyarbakır, Batman, Siirt, Bitlis ve Van çevrelerinde 25 günün üzerinde gerçekleşirken, Akdeniz Bölgesi’nin kıyı kesimleri, Ege Bölgesi’nin orta ve kıyı kesimleri, Çanakkale, Balıkesir, Edirne, Tekirdağ, İstanbul ve Ankara çevrelerinde 5-10 gün aralığında gerçekleşmiştir.
1 Ekim 2025-30 Nisan 2026 dönemini kapsayan 7 aylık 2026 su yılı yağışları normalinin ve geçen yıl yağışının üzerinde gerçekleşmiştir. 2026 su yılında yurdumuzda ortalama 555.3 mm yağış kaydedilmiştir. Su yılı normali 431.7 mm (1991-2020) ve geçen yıl su yılı yağışı ise 322.9 mm’dir. Yağışlar normalinin %29, geçen yıl yağışlarının %72 üzerinde gerçekleşmiştir. Türkiye geneli su yılı yağışları 7 aylık dönemde son 66 yılın en yüksek seviyesine ulaşmıştır.
Bölge geneli su yılı yağışları tüm bölgelerde normali ve geçen yıl yağışlarının üzerinde gerçekleşirken, en fazla artma %47 ile Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde meydana gelmiştir. Su yılı 7 aylık kümülatif yağışlarda İç Anadolu Bölgesi’nde 15, Marmara ve Ege bölgelerinde 11, Karadeniz Bölgesi’nde son 10 yılın en yüksek yağış seviyesi görülmüştür.
İl geneli yağışlarda en fazla yağış 1068.5 mm ile Şırnak’ta, en az yağış 246.7 mm ile Iğdır’da gerçekleşmiştir. Su yılı yağışlarında en az yağış Bursa ve Kastamonu normali civarında, Artvin, Rize, Sinop ve Tekirdağ normallerinin altında, diğer iller normallerinin üzerinde yağış almıştır. 2026 su yılı yağışlarında İzmir ve Manisa 66, Ağrı, Bitlis ve Niğde’de 38, Bartın, Düzce, Ordu ve Zonguldak’ta 31, Antalya ve Muş’ta 24, Van’da ise son 23 yılın en yüksek seviyesi kaydedilmiştir.
Fenolojik Durum
2026 yılı nisan ayında Türkiye genelinde sıcaklıklar mevsim normallerine çok yakın ve hafif düşük seviyede gerçekleşmiş ve tarımsal üretim açısından olumsuz bir durum oluşturmamıştır. Aşırı sıcaklık veya ani dalgalanmalar görülmemiş, bu da bitki gelişimi için dengeli bir ortam sağlamıştır.
Yağışlar ise ülke genelinde normallerin üzerinde gerçekleşmiş, özellikle geçen yıla göre çok belirgin artış göstermiştir. Bu durum su kaynaklarını ve toprak nemini olumlu etkilemiş, kuraklık riskini büyük ölçüde ortadan kaldırmıştır. Ancak bazı bölgelerde aşırı yağışlara bağlı sel, su birikmesi ve hastalık riskleri gibi lokal sorunlar ortaya çıkmıştır.
Bölge ve il bazında incelendiğinde;
- Marmara Bölgesinde 2025-2026 sezonunda hububat gelişimi genel olarak normal ve sağlıklı seyretmektedir. Bitkiler sapa kalkma ve başaklanma döneminde olup çıkışlar tamamlanmış, nisan ayı yağışlarının yeterli ve normalin üzerinde olması sayesinde kuraklık riski oluşmamıştır. Yağışlar genel olarak mevsim normalleri ve üzerinde gerçekleşmiş, Bilecik’te sınırlı soğuk zararı, Bursa ve Çanakkale’de ise mantari hastalık riski gibi lokal sorunlar dışında ciddi bir olumsuzluk yaşanmamıştır. Genel olarak bölge, su stresi olmayan, dengeli ve olumlu bir üretim süreci geçirmekte olup tarımsal faaliyetler planlandığı şekilde devam etmektedir.
- Ege Bölgesinde’nde hububat gelişimi genel olarak normal seyretmekte, bitkiler çoğunlukla kardeşlenme ve sapa kalkma döneminde olup bazı alanlarda başaklanma başlamıştır. Yağışlar yeterli hatta yer yer yüksek olduğundan kuraklık riski bulunmamaktadır. Genel olarak bölge için olumlu bir üretim dönemi yaşanmakta, ancak bazı alanlarda su fazlalığına bağlı kısmi verim kaybı riski bulunmaktadır.
- Akdeniz Bölgesi’nde hububat gelişimi ileri aşamalara ulaşmış, birçok yerde başaklanma başlamış ve ürünler genel olarak sağlıklı gelişmiştir. Yağışlar yeterli olduğundan kuraklık riski bulunmamaktadır ve tarımsal faaliyetler uygun şekilde ilerlemektedir. Özellikle Kahramanmaraş’ta aşırı yağış ve su birikmesi ile gelişim sorunları görülmüştür. Genel olarak bölge için olumlu bir üretim süreci yaşanmaktadır.
- İç Anadolu Bölgesinde’nde hububat gelişimi genel olarak kardeşlenme ve sapa kalkma dönemindedir ve çıkışlar büyük ölçüde tamamlanmıştır. Bitki gelişimi homojen ve sağlıklı ilerlemektedir. Yağış ve sıcaklıklar mevsim normalleri civarında ve üzerinde seyretmiş, kuraklık riski görülmemiştir. Yozgat ilinde artan yağışlara bağlı olaraktan buğdaylarda pas, kök çürüklüğü ve septona gibi fungal hastalıklann başlama riski vardır. Genel olarak bölge, sorunsuz, dengeli ve verim potansiyeli yüksek bir üretim süreci geçirmektedir.
- Karadeniz Bölgesi’nde hububat gelişimi genel olarak kardeşlenme - sapa kalkma dönemindedir ve çıkışlar büyük ölçüde tamamlanmıştır. Bitki gelişimi normal ve sağlıklı seyretmektedir. Yağışlar genel olarak yeterli olup kuraklık riski bulunmamaktadır. Bölgede fındık ve çay gibi ürünlerde de aktif bir dönem yaşanmakta, bazı yerlerde hastalıklara karşı önlem alınmaktadır. Trabzon’da fındıkta kokarca, külleme, dal kurdu, turuncgil antenli böceği gibi zararlı ve hastalık ile ilgili önlemler alınmaktadır. Diğer ürünlerde hastalık ve zararlı yoktur. Genel olarak bölge, olumlu ve sorunsuz bir üretim süreci geçirmektedir.
- Doğu Anadolu Bölgesinde’nde hububat gelişimi genel olarak normal, ancak iklim koşulları nedeniyle erken gelişim aşamalarında (kardeşlenme) döneminde seyretmektedir. Bölgenin bazı kısımlarının karla kaplı olması gelişimi yavaşlatırken, aynı zamanda bitkiler için koruyucu ve su kaynağı sağlayan olumlu bir durum oluşturmaktadır. Yağışlar yeterli olup kuraklık riski bulunmamaktadır. Olumsuzluklar sınırlı olup Ardahan, Hakkari ve Kars’ta kar nedeniyle gecikmeler görülmüştür. Genel olarak bölge, su açısından avantajlı, gelişimin kontrollü ilerlediği ve karların erimesiyle birlikte olumlu üretim potansiyeli beklenen bir dönem geçirmektedir.
- Güney Doğu Anadolu Bölgesinde’nde hububat gelişimi genel olarak iyi durumdadır; bitkiler sapa kalkma ve başaklanma dönemlerinde olup, Şanlıurfa’da başaklanma ve dane oluşumu dönemindedir. Gelişim sağlıklı ve homojendir. Yağışlar yeterli olduğu için kuraklık riski bulunmamaktadır. Ancak aşırı yağışa bağlı olarak Adıyaman ve Mardin’de su birikmesi, sararma, mantari hastalıklar ve besin eksikliği gibi lokal sorunlar görülmektedir. Genel olarak bölge için temel risk kuraklık değil, fazla suya bağlı problemlerdir.
Türkiye geneli değerlendirildiğinde;
Su yılı (Ekim-Nisan) verilerine göre Türkiye genelinde yağışlar hem normalin hem de geçen yılın oldukça üzerinde olup son yılların en yüksek seviyelerine ulaşmıştır. Bu durum “nemli ve verimli” bir döneme işaret etmektedir. Havzaların tamamında yağış artışı görülmüştür. Baraj doluluk oranları da geçen yıla göre önemli ölçüde artmış (%72,8), su rezervleri açısından olumlu bir tablo oluşmuştur.
Fenolojik olarak tüm bölgelerde hububat gelişimi genel olarak normal ve sağlıklıdır. Bitkiler çoğunlukla bölgelere göre değişmekle birlikte sapa kalkma-başaklanma-dane ve süt olumu dönemlerinde olup, gelişim süreci dengeli ilerlemektedir. Kuraklık riski ülke genelinde bulunmamakta, ana risk bazı bölgelerde aşırı yağış ve su fazlalığına bağlı sorunlar olarak öne çıkmaktadır.
2025-2026 tarım sezonunda nisan ayı itibarıyla Türkiye genelinde tarımsal üretim açısından olumlu, dengeli ve verim potansiyeli yüksek bir dönem yaşanmakta; kuraklık riski yok, ancak yer yer su fazlalığına bağlı lokal riskler bulunmaktadır.
0312 258 81 32
istatistikbulten@tarimorman.gov.tr
Tarım Reformu Genel Müdürlüğü
Metaveri
Verinin Tanımı: 02/02/2022 tarih 2022/5140 Sayılı Cumhurbaşkanlığı Karar’ı ve 23.07.2022 tarih 31901 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan “Tarımsal Kuraklık Yönetiminin Görevleri, Çalışma Usul Ve Esasları Hakkında Yönetmelik” kapsamında “2023-2027 Türkiye Tarımsal Kuraklıkla Mücadele Stratejisi ve Eylem Planı” hazırlanarak yürürlüğe konulmuştur.
Hazırlanan Eylem Planı çerçevesinde; “Tarımsal Kuraklık” izlenmekte, tedbir ve önceliklere ilişkin sorumlu kurum ve kuruluşların çalışmaları düzenli olarak raporlanmaktadır.
Kapsam: Türkiye
Düzeyi: İl
İçeriği: İklim verileri (sıcaklık ve yağış), İl Fenolojik Gözlem Raporları ve havzalara göre baraj doluluk oranları (aktif doluluk oranı ve hacim).
Yöntem: Her ay düzenli olarak ilgili yönetmelik ile belirlenen kurum temsilcilerinin katılımı ile yapılan toplantılarda, kurum ve kuruluşlardan (Meteoroloji Genel Müdürlüğü, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü ile İl Müdürlüklerimiz tarafından gönderilen Fenolojik Gözlem Raporları) sağlanan veriler değerlendirilerek rapor oluşturulmaktadır.
Veri Güncelleme Sıklığı: Aylık