T.C. TARIM VE ORMAN BAKANLIĞI

TARIM REFORMU GENEL MÜDÜRLÜĞÜ

İSTATİSTİK BÜLTENİ

İklim, Fenolojik Durum ve Sulama İzleme İstatistikleri, Mayıs,2026

Yayımlanma Tarihi/Saat:
23 Haziran 2026 / 10:00
Sonraki Bülten Tarihi:
28 Temmuz 2026
Sayı: 070
İklim

2026 yılı mayıs ayı sıcaklığı 15.7 °C olarak gerçekleşmiş ve bu değer 1991-2020 normallerinin 1.4 °C altında gerçekleşmiştir.

Mayıs ayında en düşük sıcaklık -2.0 ºC ile Ardahan'da, en yüksek sıcaklık ise 37.9 °C ile Ceylanpınar’da tespit edilmiştir.

2026 yılı Mayıs ayında Türkiye genelinde sıcaklıklar; Marmara Bölgesi’nin tamamı, Karadeniz ve Ege Bölgesi’nin kıyı kesimleri, Akdeniz Bölgesinin batı kesimleri ile Doğu Anadolu Bölgesi’nde Ağrı, Iğdır, Ardahan, Van, Hakkâri illerinde mevsim normalleri civarında, Kale(Demre) ve Bartın’da mevsim normallerinin üzerinde, diğer yerlerde mevsim normallerinin altında gerçekleşmiştir.

Sıcaklık ve Yağış, Mayıs 2026

 
Mayıs
Normalleri
(1991-2020)
Mayıs 2025
Mayıs 2026
Ortalama Sıcaklık (°C) 17.1 18 15.7
Ortalama Yağış (mm) 52.7 48.2 95.6

Türkiye genelinde mayıs ayında ortalama 95.6 mm Türkiye genelinde ortalama 86.5 mm yağış kaydedilmiştir. Mayıs ayı normali 52.7 mm (1991-2020) ve geçen yıl mayıs ayı yağışı 48.2 mm ’dir. Mayıs ayı yağışında normaline göre %81geçen yıl mayıs ayı yağışına göre ise %98 artma meydana gelirken, Türkiye geneli mayıs ayı yağışları son 33 yılın en yüksek seviyesine ulaşmıştır.

Yağışlar Aydın ve Muğla’nın batı, Antalya’nın güneybatı kesimleri ile Iğdır ve Ardahan çevrelerinde normallerine göre %20’den fazla azalma göstermiş, azalma oranı Kale, Finike, Kumluca çevrelerinde %60’ın üzerine çıkmıştır. Mersin, Osmaniye, Ordu, Tokat, Samsun çevrelerinde ise normallerinin üç katını aşan yağışlar kaydedilmiştir.

Bölge geneli Mayıs ayı yağışları, tüm bölgelerde normalleri ve geçen yıl yağışlarının üzerinde gerçekleşmiş, Akdeniz ve Karadeniz bölgelerinde normallerinin iki katından fazla yağış meydana gelmiştir. Akdeniz, İç Anadolu ve Karadeniz bölgeleri ise son 66 yılın en yüksek mayıs ayı yağışını almıştır.

İl geneli yağışlarda en fazla yağış 206.7 mm ile Ordu’da gerçekleşmiş, Muğla 35.6 mm ile en az yağış alan il olmuştur. Ardahan, Aydın, Iğdır ve Kars dışında tüm iller normallerinin üzerinde yağış alırken; Adana, Aksaray, Amasya, Erzincan, Giresun, Gümüşhane, Isparta, Kayseri, Konya, Mersin, Niğde, Osmaniye, Rize, Tokat, Trabzon ve Tunceli illerinde son 66 yılın en yüksek mayıs ayı yağışı kaydedilmiştir.

Türkiye genelinde Mayıs ayında ortalama 15,2 gün yağış görülmüştür (1991-2020 normali 10,3 gün). Yağışlı gün sayıları Karadeniz Bölgesi, Nevşehir, Aksaray, Yozgat, Kayseri, Sivas çevreleri ile Doğu Anadolu’nun kuzey kesimlerinde yer yer 25 günün üzerine çıkarken, Antalya’nın güneybatısı ve Muğla’nın kıyı kesimlerinde 5 günün altına inmiştir.

1 Ekim 2025-31 Mayıs 2026 dönemini kapsayan 8 aylık 2026 su yılı yağışları normalinin ve geçen yıl yağışının üzerinde gerçekleşmiştir. 2026 su yılında yurdumuzda ortalama 650.9 mm yağış kaydedilmiştir. Su yılı normali 484.5 mm (1991-2020) ve geçen yıl su yılı yağışı ise 371.1 mm’dir. Yağışlar normalinin %34, geçen yıl yağışlarının %75 üzerinde gerçekleşmiş ve su yılı yağışları 8 aylık dönemde son 66 yılın en yüksek seviyesine ulaşmıştır.

Bölge geneli su yılı yağışları tüm bölgelerde normalleri ve geçen yıl yağışlarının üzerinde gerçekleşirken, en fazla artma %49 ile Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde meydana gelmiştir. Su yılı 8 aylık kümülatif yağışlarda Akdeniz ve Karadeniz bölgelerinde 66, Ege Bölgesi’nde 42, Doğu Anadolu Bölgesi’nde 38, İç Anadolu Bölgesi’nde son 15, Marmara Bölgesi’nde son 13 yılın en yüksek yağış seviyesi görülmüştür.

İl geneli yağışlarda en fazla yağış 1150.8 mm ile Rize’de, en az yağış 296.0 mm ile Iğdır’da gerçekleşmiştir. Su yılı yağışlarında Ardahan ve Tekirdağ normalleri civarında, diğer iller normallerinin üzerinde yağış alırken; Adana, Bartın, Düzce, Hatay, Isparta, İzmir, Kahramanmaraş, Kayseri, Manisa, Niğde, Ordu, Osmaniye, Tokat, Tunceli, Yozgat, Zonguldak, Uşak, Giresun ve Bolu’da son 66, Bingöl, Bitlis, Erzincan ve Sivas’ta son 38, Van’da son 33, Gaziantep’te son 30 yılın en yüksek seviyesi kaydedilmiştir.

Fenolojik Durum

2026 yılı Mayıs ayı itibarıyla Türkiye genelinde meteorolojik ve tarımsal koşullar olumlu ve dengeli bir seyir izlemektedir. Yağışların belirgin şekilde artmasıyla ülke genelinde “nemli dönem” başlamış, bu durum toprak nemini artırarak bitki gelişimini desteklemiştir. Mayıs 2026’da yağışlar normallerine göre %81, geçen yılın aynı dönemine göre ise %98 artış göstermiştir. Sulama amaçlı baraj doluluk oranlarının %79,5 seviyesine ulaşması, su kaynakları açısından da önceki yıla göre daha güçlü bir tabloya işaret etmektedir. Bölge bazında incelendiğinde;

  • Marmara Bölgesi genelinde hububat ürünleri başaklanma, süt olum ve olgunlaşma dönemlerinde olup, ayçiçeği, mısır ve kanola gibi ürünlerde de gelişim normal seyrinde devam etmektedir. Bölge genelinde yağışlar mevsim normalleri civarında veya üzerinde gerçekleşmiş, bu nedenle tarımsal kuraklık riski bulunmamaktadır. Genel olarak bölge, su stresi olmayan, dengeli ve olumlu bir üretim süreci geçirmekte olup tarımsal faaliyetler planlandığı şekilde devam etmektedir. Marmara Bölgesi’nde tarımsal faaliyetler genel olarak olumlu bir görünüm sergilemektedir. Yağışların yeterli olması nedeniyle kuraklık kaynaklı önemli bir risk bulunmamakta, ancak yüksek nem ve yağışın etkisiyle bazı bölgelerde hastalık ve zararlı baskısı artmaktadır. Mevcut koşulların devam etmesi halinde bölge genelinde hububat ve yağlı tohumlu bitkilerde verim beklentisinin normal seviyelerde gerçekleşeceği değerlendirilmektedir.
  • Ege Bölgesi genelinde hububat ürünleri sapa kalkma, başaklanma, süt olum, olgunlaşma ve hasat başlangıcı dönemlerinde bulunmaktadır. Bölge genelinde yağışlar mevsim normalleri civarında veya üzerinde gerçekleşmiş olup, kuraklık riski bulunmamaktadır. Ürün gelişimi genel olarak normal seyrinde devam etmektedir. Bölge genelinde kuraklık kaynaklı önemli bir sorun bulunmamaktadır. Ancak İzmir’de yoğun yağış alan bazı bölgelerde su birikmesine bağlı mantari hastalık riski ve buna bağlı verim kaybı ihtimali bulunmaktadır. Bunun dışında önemli bir hastalık, zararlı veya iklim kaynaklı olumsuzluk rapor edilmemiştir. Ege Bölgesi’nde tarımsal üretim açısından genel görünüm olumludur. Yağışların yeterli olması sayesinde hububat, ayçiçeği ve pamuk başta olmak üzere ürün gelişimi normal seyretmekte, kuraklık riski görülmemektedir. Yer yer aşırı yağışa bağlı hastalık riski dışında bölge genelinde verim beklentileri olumlu değerlendirilmektedir.
  • Akdeniz Bölgesi genelinde hububat ürünleri başaklanma, çiçeklenme, süt olum, olgunlaşma ve hasat dönemlerinde bulunmaktadır. Bölge genelinde yağışlar mevsim normalleri civarında veya üzerinde gerçekleşmiş olup, kuraklık riski bulunmamaktadır. Ürün gelişimi genel olarak olumlu seyretmektedir, tarımsal faaliyetler uygun şekilde ilerlemektedir. Kuraklık riski bulunmamakla birlikte, bazı alanlarda aşırı yağışların etkileri gözlenmiştir: Burdur’da taban arazilerde kök çürüklüğü ve pas hastalığı riski oluşmuştur. Kahramanmaraş’ta drenajı yetersiz alanlarda su birikmesine bağlı sararma ve gelişme sorunları görülmüştür. Osmaniye’de lokal alanlarda aşırı yağışlar nedeniyle sel baskınları meydana gelmiştir. Akdeniz Bölgesi’nde tarımsal üretim açısından genel görünüm olumludur. Yağışların yeterli ve çoğu yerde mevsim normallerinin üzerinde olması nedeniyle kuraklık riski bulunmamaktadır. Ancak bazı bölgelerde aşırı yağışların neden olduğu su birikimi, hastalık ve lokal taşkınlar ürün gelişimini kısmen olumsuz etkilemektedir. Buna rağmen bölge genelinde verim beklentileri olumlu seyretmektedir.
  • İç Anadolu Bölgesi genelinde hububat ürünleri sapa kalkma, başaklanma, çiçeklenme, süt olum ve olgunlaşma dönemlerinde bulunmaktadır. Bölge genelinde Mayıs ayı yağışları mevsim normalleri civarında veya üzerinde gerçekleşmiş olup, kuraklık riski büyük ölçüde ortadan kalkmıştır. Ürün gelişimi genel olarak olumlu seyretmektedir. Aksaray, Ankara, Çankırı, Eskişehir, Karaman, Kayseri, Kırıkkale, Konya, Nevşehir ve Sivas illerinde yağışlar yeterli olmuş, hububat gelişimi normal seyrinde devam etmiştir. Konya’da hububatlarda başaklanma, ayçiçeği ve mısırda çıkış dönemi sürmektedir. Kayseri, Kırşehir ve Yozgat’ta hububatlarda kardeşlenme, sapa kalkma ve başaklanma dönemleri devam etmektedir. Niğde’de hububatlar başaklanma, çiçeklenme ve süt olum başlangıcı dönemindedir. Sivas’ta yüksek kesimlerde sapa kalkma, taban arazilerde ise başaklanma dönemine geçilmiş olup gelişim olumlu seyretmektedir. Bölge genelinde kuraklık kaynaklı önemli bir sorun bulunmamakla birlikte bazı yerel riskler gözlenmiştir: Kırşehir’de bazı alanlarda pas hastalığı ve septorya belirtileri görülmüştür. Yozgat’ta artan yağışlara bağlı olarak pas, kök çürüklüğü ve septorya gibi fungal hastalıkların görülme riski artmıştır. Niğde’nin Altunhisar ilçesine bağlı bazı yerleşimlerde dolu ve sel nedeniyle lokal düzeyde zarar meydana gelmiştir. Kırşehir’de yer yer don ve dolu zararları tespit edilmiştir. İç Anadolu Bölgesi’nde önceki dönemlerde hissedilen kuraklık baskısı, Mayıs ayındaki yağışlarla önemli ölçüde azalmıştır. Hububat gelişimi genel olarak normal seyretmekte ve verim beklentileri olumlu görünmektedir. Ancak artan nem koşulları nedeniyle özellikle pas, septorya ve kök çürüklüğü gibi fungal hastalıklara karşı dikkatli olunması gerekmektedir. Bölge genelinde tarımsal görünüm olumlu olmakla birlikte lokal dolu, sel ve hastalık riskleri izlenmeye devam edilmektedir.
  • Karadeniz Bölgesi genelinde hububat ürünleri sapa kalkma, başaklanma, çiçeklenme, süt olum ve olgunlaşma dönemlerinde bulunmaktadır. Mısır ekili alanlarda çoğunlukla 4–6 yapraklı dönem, fındıkta ise çotanak ve meyve tutumu dönemi devam etmektedir. Çay üretim alanlarında hasat başlamış, kivi ve diğer meyve türlerinde gelişim normal seyretmektedir. Bölge genelinde yağışlar yeterli düzeyde gerçekleşmiş, kuraklık riski bulunmamaktadır. Hububat gelişimi Amasya, Bartın, Bolu, Düzce, Giresun, Kastamonu, Samsun, Sinop, Tokat ve Zonguldak'ta normal seyrinde devam etmektedir. Rize ve Trabzon'da çay, fındık ve kivi üretiminde gelişim olumlu olup bakım faaliyetleri sürmektedir. Bayburt'ta çıkışlar iyi seviyede olup bitkiler 2–3 yapraklı dönemdedir. Bölge genelinde kuraklık kaynaklı bir sorun bulunmamakla birlikte bazı lokal hastalık ve zararlı riskleri görülmüştür: Bartın'da kahverengi kokarca zararlısı riski bulunmaktadır. Çorum'da yer yer pas ve yaprak lekesi hastalıkları gözlemlenmiştir. Trabzon'da fındıkta kahverengi kokarca, külleme, dal kurdu ve turunçgil antenli böceği gibi zararlılara karşı mücadele çalışmaları yürütülmektedir. Karadeniz Bölgesi'nde yağışların yeterli olması nedeniyle tarımsal kuraklık riski bulunmamaktadır. Hububat, mısır, fındık, çay ve kivi başta olmak üzere ürün gelişimi genel olarak normal seyretmektedir. Bölgenin temel tarımsal riski kuraklıktan ziyade bazı alanlarda görülen hastalık ve zararlılar olup, bunlara yönelik mücadele çalışmaları devam etmektedir. Genel görünüm verim ve üretim açısından olumludur.
  • Doğu Anadolu Bölgesi 'nde hububat ürünleri genel olarak çıkış, kardeşlenme, sapa kalkma ve başaklanma dönemlerinde olup bitki gelişimi büyük ölçüde normal seyretmektedir. Bölge genelinde yağışlar mevsim normallerinde veya üzerinde gerçekleşmiş, bu nedenle yaygın bir kuraklık riski bulunmamaktadır. Ağrı, Bitlis, Elazığ, Hakkâri, Iğdır, Kars, Malatya, Muş, Tunceli ve Van illerinde yağışlar yeterli düzeyde gerçekleşmiş, kuraklık riski gözlenmemiştir. Kars ve Iğdır'da yağışların mevsim normallerinin üzerinde olması bitki gelişimini desteklemiştir. Erzincan'da yağışlar genel olarak yeterli olmakla birlikte Üzümlü ilçesinde yağışlar mevsim normallerinin altında kalmıştır. Ardahan'da ekim öncesi dönemde yağış koşulları uygun seyretmektedir. Ağrı'da aşırı yağış ve güneşlenme süresinin azalması nedeniyle bazı alanlarda gelişim geriliği, kök ve kökboğazı çürüklükleri görülmüştür. Patnos ilçesinde çıkış problemleri rapor edilmiştir. Bingöl'de düşük sıcaklıklar, yüksek yağış ve yetersiz güneşlenme nedeniyle hastalık ve zararlı riskinin artabileceği, buna bağlı verim kayıplarının oluşabileceği değerlendirilmektedir. Muş'ta yoğun yağışlara bağlı olarak Septorya, Sarı Pas ve Kök Çürüklüğü hastalıkları görülmüştür. Van'ın Muradiye ilçesinde yağışlar normalin altında gerçekleşmiş olsa da il genelinde kuraklık riski bulunmamaktadır. Doğu Anadolu Bölgesi'nde 2025 üretim sezonunda tarımsal faaliyetler genel olarak olumlu seyretmektedir. Yağış yetersizliğinden kaynaklanan kuraklık sorunu görülmemekle birlikte, bazı illerde aşırı yağış, düşük sıcaklık ve yetersiz güneşlenmeye bağlı mantari hastalıklar ile gelişim geriliği öne çıkan risklerdir. Bölge genelinde üretimi tehdit eden temel unsur kuraklıktan ziyade hastalık ve aşırı nem kaynaklı verim kayıplarıdır.
  • Güney Doğu Anadolu Bölgesinde 'nde hububat ürünleri genel olarak süt olum, dane dolumu, olgunlaşma ve hasat başlangıcı dönemlerinde bulunmaktadır. Bölge genelinde yağışlar mevsim normallerinde veya üzerinde gerçekleşmiş olup yaygın bir kuraklık riski bulunmamaktadır. Bölge genelinde sıcaklık ve yağış koşulları tarımsal üretimi destekleyici düzeydedir. Adıyaman'da mevsim normallerinin üzerindeki yağışlar nedeniyle sararma, yaprak yanıklığı, pas hastalığı ve kök çürüklüğü gibi mantari hastalıklar görülmüş; bazı bölgelerde dolu zararı meydana gelmiştir. Diyarbakır'da yer yer etkili olan aşırı yağışlar bitki gelişimini olumsuz etkilemiş, bazı alanlarda verim kaybı beklentisi oluşmuştur. Pas hastalığına karşı mücadele çalışmaları yürütülmektedir. Mardin'de bazı bölgelerde yüksek yağışlara bağlı olarak hastalık ve zararlı problemleri görülmüştür. Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde 2025 üretim sezonu genel olarak olumlu ilerlemektedir. Kuraklık tehdidi önemli ölçüde görülmemekle birlikte, özellikle aşırı yağışların neden olduğu mantari hastalıklar, kök çürüklüğü, pas hastalıkları ve yerel dolu zararları bazı alanlarda verim kayıplarına yol açabilecek başlıca riskler olarak öne çıkmaktadır. Bölge genelinde tarımsal üretimi sınırlayan temel unsur kuraklık değil, yer yer görülen aşırı yağış ve buna bağlı bitki sağlığı sorunlarıdır.

Türkiye geneli değerlendirildiğinde;

Su yılı (Ekim-Mayıs) verilerine göre Türkiye genelinde yağışlar hem normalin hem de geçen yılın oldukça üzerinde olup son yılların en yüksek seviyelerine ulaşmıştır. Bu durum “nemli ve verimli” bir döneme işaret etmektedir. Havzaların tamamında yağış artışı görülmüştür. Baraj doluluk oranları da geçen yıla göre önemli ölçüde artmış (%79,5), su rezervleri açısından olumlu bir tablo oluşmuştur.

Fenolojik olarak tüm bölgelerde hububat gelişimi genel olarak normal ve sağlıklıdır. Bitkiler çoğunlukla bölgelere göre değişmekle birlikte sapa kalkma, başaklanma, dane ve süt olumu dönemlerinde olup, gelişim süreci dengeli ilerlemektedir. Mevcut meteorolojik koşulların devam etmesi halinde ülke genelinde hububat ve diğer tarımsal ürünlerde verim ve üretim miktarlarının uzun yıllar ortalamalarına yakın veya üzerinde gerçekleşmesi beklenmektedir.

2025-2026 üretim sezonunda Mayıs ayı itibarıyla Türkiye genelinde tarımsal üretim açısından olumlu, dengeli ve verim potansiyeli yüksek bir dönem yaşanmakta; kuraklık riski yok, ancak yer yer su fazlalığına bağlı lokal riskler bulunmaktadır.

İletişim:

0312 258 81 32

istatistikbulten@tarimorman.gov.tr

Tarım Reformu Genel Müdürlüğü

Metaveri

Verinin Tanımı: 02/02/2022 tarih 2022/5140 Sayılı Cumhurbaşkanlığı Karar’ı ve 23.07.2022 tarih 31901 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan “Tarımsal Kuraklık Yönetiminin Görevleri, Çalışma Usul Ve Esasları Hakkında Yönetmelik” kapsamında “2023-2027 Türkiye Tarımsal Kuraklıkla Mücadele Stratejisi ve Eylem Planı” hazırlanarak yürürlüğe konulmuştur.
Hazırlanan Eylem Planı çerçevesinde; “Tarımsal Kuraklık” izlenmekte, tedbir ve önceliklere ilişkin sorumlu kurum ve kuruluşların çalışmaları düzenli olarak raporlanmaktadır.

Kapsam: Türkiye

Düzeyi: İl

İçeriği: İklim verileri (sıcaklık ve yağış), İl Fenolojik Gözlem Raporları ve havzalara göre baraj doluluk oranları (aktif doluluk oranı ve hacim).

Yöntem: Her ay düzenli olarak ilgili yönetmelik ile belirlenen kurum temsilcilerinin katılımı ile yapılan toplantılarda, kurum ve kuruluşlardan (Meteoroloji Genel Müdürlüğü, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü ile İl Müdürlüklerimiz tarafından gönderilen Fenolojik Gözlem Raporları) sağlanan veriler değerlendirilerek rapor oluşturulmaktadır.

Veri Güncelleme Sıklığı: Aylık